Osmanlı ve Avrupa Müziği: Türk Klasik Müzigi

0
1154
Osmanlı Ve Avrupa Müziği Türk Klasik Müzigi Musikisi Sheet Music Photo Visual Media Film Musiki Muzik Score Ses Wallpapers
Osmanlı Ve Avrupa Müziği Türk Klasik Müzigi Musikisi Sheet Music Photo Visual Media Film Musiki Muzik Score Ses Wallpapers

Osmanlı Impatorluğu‘nun klasik müziği emsalsiz ve inceden inceye hazırlanmış müziktir. Bugün »Türk Klasik Müzigi« olarak nitelendiriliyor.

Osmanlı ve Avrupa Müziği

Her kültüre dil, edebiyat ve kıyafetin yanısıra belli bir müzik aittir. Osmanlı İmparatorluğu‘nun müziği çok çeşitliydi. Bunun nedenleri İmparatorluğun çok büyük olması ve birçok milletin burada yaşamasıydı. Sadece Anadolu’da Türkler, Kürtler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler, Süryaniler, Yezidiler, Bulgarlar, Lazlar, Romanlar ve daha fazlası yaşıyordu. Bundan dolayı her şehirde ve her bölgede müzik biraz farklı çınlayabiliyordu. Değişik halk türküleri ve biçimleri her yerde farklı bir şekilde karışıyordu. Bu özellikle halk türküleri icin geçerliydi.
Klasik müzik, İmparatorluğun çeşitli milletleri – Türkler, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler − tarafından çalınıyordu. Yalnız bu müzik, sadece İstanbul ve daha nadir Bursa ve Selanik (Thessaloniki) gibi büyük Osmanlı kentlerinde vardı.
Osmanlı İmparatorluğu‘nun klasik müziği, benzersiz ve inceden inceye hazırlanmış müzikti. Bugün artık “Türk Batı Müziği” olarak tanımlanıyor. Müzik Türk, Fars, Arap, Bizans ve diğer kültürlerin karışımıdır.
Avrupa klasik müziği ile Osmanlı müziği arasında fark nedir? Bu, birbirine bağlı iki temel bakış açısıyla anlatılabilir. Bunlar aşağı yukarı halk müziği için de geçerlidir.

Tek Sesli ve Cok Sesli Müzik

Musiki Kurumları Okulları Müzik Eğitimi. Osmanlı Devleti Sultanları Eski Tarihi Saray İstanbul Resimler Ottoman Empire Görsel Tablo Sanat Hayatı
Musiki Kurumları Okulları Müzik Eğitimi. Osmanlı Devleti Sultanları Eski Tarihi Saray İstanbul Resimler Ottoman Empire Görsel Tablo Sanat Hayatı

Avrupa müziği genelde çok seslidir. Osmanlı müziği ise dünyada olan çoğu müzik gibi tek seslidir. Tek sesli burada monoton demek değildir ve çok sesli sadece birkaç enstrümanın ve seslerin beraber duyulması değildir. Avrupalı bir koro ve orkestra birçok gruba ayrılıyor. Bunlar, çeşitli melodileri değişik tonlarda, aynı anda söylüyor veya çalıyor. Melodilerin herbirinin sade ve tek başına fazla anlamı yok. Osmanlı müziğinde tek bir melodi duyuluyor, bu melodi tüm ses bölgesini, derinden yükseğe kullanıyor.

Ses sistemi Ücüncü Sultan Selim’in “Bir Püt Cefa Hoş Dilberdir”
Fark büyük ölçüde ses sistemindedir. Ses sistemi duyma ve çalma tecrübelerini bir matematik modele dökmektir. Böylece açıklık ve tekdüzelik oluşturulmak isteniyor. Bu, müzisyenlerin beraber çalabilmeleri için önemli. Çünkü, aynı tında olan seslerdeki ufacık farklar rahatsız edebilir. Enstrüman yapımcıları, seslerin nerde olması gerektiğini bilir. Ses sistemleri her büyük kültürde arastırma ve tartışma konusu olmuştur. Bildiğimiz kadarıyla Avrupa ile Şark ses sisteminin temeli, Pythagoras’a dayanıyor.

Osmanlı ve Avrupalı ses sistemi temelde birbirlerine benzemesine rağmen, zamanla farklı yönlere doğru ilerlemiştir. Avrupa‘da sesler zamanla azaldı, bugünkü Türkiye’de çoğaldı. Bu tek seslilik ile çok sesliliğin farkında yatıyor. Eğer sadece bir melodi tınlarsa, ses perdesinde ince değişiklerle daha fazla anlatılabiliyor. Özellikle bu alanda klasik Osmanlı müziği büyük başarılara imza attı. Bu da Osmanlı müziğini diger Şark kültürlerinden, Arap ve Fars, ayırıyordu. Avrupa müziğinin özelliği de farklı seslerin aynı anda, sürekli değişik kombinasyonlarda çalınmasıdır. Bu kombinasyonlara akor deniliyor. Böylece bir sürü ses bir şeye yaramıyor, çünkü beraber çalındığında uyumsuz oluyor.

“Diğerlerinden” Birşeyler Öğrenmek

Osmanlı İmparatorluğu Eğlence Mutfak Sanat Ve Kültürü Osmanlı Devletinde Kültür Sanat Mimari Alanı Gelişmeler
Osmanlı İmparatorluğu Eğlence Mutfak Sanat Ve Kültürü Osmanlı Devletinde Kültür Sanat Mimari Alanı Gelişmeler

Birisi birşeyler öğrenmek için niçin uzaklara gider? Büyük ihtimalle o kişi, orada özel şeyler ögrenilebileceğini düşünür. Kendi ülkesinde öğrenemeyeceği bir şeyi. Bugün de insanlar örneğin Londra’ya ekonomi okumak için veya Hindistan’a belli bir dansı öğrenmek için çok uzaklardan gelir. Yeni kurulmus Türkiye Cumhuriyeti tarafından 1930 ile 1940‘larda Avrupa‘ya gönderilen, Saadet Ikesus ile diğer Türk şarkıcı ve müzisyenler için başka faktörler de rol oynuyordu. Onlara bilim adamları, hukukçu, general ve diğerleri gibi bir misyon verilmişti. Bu kişiler Türkiye‘yi gelişmiş olan Avrupa ülkelerinin seviyesine yükseltecekti. Milliyetçi hareketin amacı bağımsız ülke kurmanın yanında, bu devletin toplumunu “modernleştirmekti”. Bu hareketin başında Mustafa Kemal Atatürk vardı, üyelerine Kemalist deniliyordu.

Kemalistlerin Kötü Müzik Devrimi

Birçok şey temelden değiştirildi: Arap harfleri yerine Latin harfleri kullanıldı. Arapça ve Farsça kelimeler mümkün olduğu kadarıyla Türk ve Fransız kelimeleriyle değiştirildi. Takvim, İslami hicret takviminden Hristiyan-Gregoriyen takvimine çevrildi. Bazı kıyafetler yasak edildi, diğerlerinin kullanılması için talimat verildi. Bu müzik için de geçerliydi, özellikle Batı müziği desteklendi. Klasik Osmanlı müziği artık geçmişe ait olacaktı. Kemalistler için klasik Osmanlı müziği geri kalmıslığın sembolüydü. Onlar hem Osmanlı sarayının, hem de mevlevilerin dini müziğinin ortan kaybolmasını istiyordu. Dervişler arasında mevleviler en tanınmıştır. Atatürk 1934’te radyoda dahi klasik Osmanlı müziğinin çalınmasını yasaklamıştı. Ama genel protesto sonucu, yasak üç hafta sonra geri alınmıştı.

İthal Kültür ve Büyük Amaçlar

Bahsettigimiz gibi Kemalistler, yeni bir Cumhuriyet için yeni bir kültür yaratmak istiyorlardı. Osmanlı öğeleri ortadan kaldırılıp, yerini “hakiki Türk” ve modern Avrupa öğeleri karışımı bir kültür alacaktı. Onun için, Halk müziğini ve Avrupalı orkestraların oluşumunu, bunun yanında opera ve tiyatroları da destekliyorlardı.

Amaç Anadolu Halk müziğine dayanan Türk klasik müziği yaratmaktı, fakat Batı müziği model alınacaktı. Bunun icin Türk müzisyenler Avrupa’ya gönderildi.
Örneğin Macar Bela Bartόk gibi, Avrupalı müzisyen ve besteciler de davet edildi. O, benzerini Macar Halk müziğiyle başarmıştı. Ama en etkili Almanlar Paul Hindemith ve Eduard Zuckmayer’di.

İkisi de Nazilerin altında çalışamadıkları için göçmüştü. Diğer davet edilen Avrupalılar gibi onlar da Atatürk‘ün ve elit tabakanın her şeyi yenileme hırslarını ve isteklerini görünce hayrete düştüler. Hindemith ile Zuckmayer, Türkiye’ye bu büyük projede yardım edebilecekleri için cok sevincli olduklarını söylediler.
Paul Hindemith “Türk müzik hayatını kurmak için öneriler” kataloğunu yazdı, ama Kemalistlerin vizyonlarına ve davranış biçimlerine mesafeliydi. Ona göre inatla Avrupa’ya yönelme müzikte ne gerçekten Avrupai bir şey yaratacaktı, ne de Türklerin ruhlarına hitap edebilecekti. Yine de bu plan için Halk müziğinin, Osmanlı Klasik Müziği‘nden daha uygun olduğunu düşünüyordu. Ona göre Osmanlı Klasik Müzigi doruk noktasını aşmıştı ve çok sesliliğe doğru “gerekli” adımları atmamıştı.
Eduard Zuckmayer ülkenin bütün yeni müzik ögretmenlerini eğitti ve böylece çok tanındı. Hatta Türk gazeteleri onun birçok politikacıdan daha tanınmış olduğunu yazdı. Ayrıca birçok Alman çocuk şarkılarıni Türkçe‘ye çevirdi. Bundan dolayı Türkiye‘deki birçok çocuk şarkıları aslen Alman çocuk şarkılarıdır.

Amaca Ulaşıldı mı?

Osmanlı Eğlence Sanat Musikisi Ve Müziği Kültürü Devleti Sultanları Eski Tarihi Saray İstanbul Resimler Ottoman Empire Görsel Tablo Hayatı
Osmanlı Eğlence Sanat Musikisi Ve Müziği Kültürü Devleti Sultanları Eski Tarihi Saray İstanbul Resimler Ottoman Empire Görsel Tablo Hayatı

Bugünün bakışıyla, yeni bir Türk müziği yaratma amacının başarısız oldugunu söyleyebiliriz. Klasik Osmanlı Müziği Cumhuriyet’in ilk yıllarında zor durumdaydı. Hatta Ulvi Erguner ve Recep Birgit gibi ünlü müzisyenlerin tamamen ortadan kaybolacağı endişesi vardı. O kadarı olmadi.

Bugün “Klasik Türk Müziği” tekrar çok seviliyor ve devlet tarafından destekleniyor. Ama birçok insan bugünkü klasik müziğinin 1920 ile 1970 arası gördüğü siyasi ve sosyal baskı sonucu, karakterini yitirdiginden yakınıyor. Benzer bir durum Halk Müziği‘nde de görülüyor.

Her yerde dinlenilmesine, gücünü ve güzelliğini korumasına ragmen, avrupalılaştırıldığını kabul etmek gerekiyor. Böylece Halk Müziği‘ni Avrupa‘nın ses algısına yaklaştığını söyleyebiliriz. Ama ayni zamanda Halk Müziği‘ni, caz, rock, pop ve hip hop gibi müzik stilleriyle başarılı şekilde harmanlayan müzik grupları da oluştu.

CEVAP VER