Sultan 2. Abdülhamid Eyüp’te Kılıç Alayı

0
1186
Sultan 2. Abdülhamid Eyüp’te Kılıç Alayı. Abdulhamid Eyüp Semtinde

Sultan 2. Abdülhamid, 31.ağustos 1876, Perşembe günü saat 12:00’de 34. Osmanlı padişahı, 113. İslam halifesi olarak Osmanlı tahtına culüs etti

Abdülhamid’in kılıç alayı, felaket haberleri ile üzgün düşmüş bir şehir halkının yeniden canlanmasına, neşelenmesine sebep oldu.

Kılıç alayı 13. eylül. Cuma günü yapıldı. O gün İstanbul’da işleyen bütün vapurlar, bahriye istimbotları, sefaret beylik gemileri, çeşitli kayıklar, sandallar sabahtan itibaren halkı Eyüp iskelesine taşımaya başladılar. Halk çeşit çeşit elbiseli erkekleri, feraceli, yaşmaklı kadınlarıyla, çocuklar ve ihtiyarlarıyla Padişahın geçeceği yol kenarlarına dizilmiş. “Padişahım çok yaşa” diye tempo tutuyordu.

O gün saat 10:00’da bütün vükela, ulema ve mülkiyeden rütbe-i ula eshabına kadar olan zatlar, yüksek rütbeli subaylar Eyüp iskelesinde toplandılar.

Öğle vaktine doğru, 2. Abdülhamid Dolmabahçe sarayından 13 çifte köşklü saltanat kayığına bindi.

Padişah kayığı ve maiyet kayıkları, Dolmabahçe sarayından ayrılır ayrılmaz toplar atılarak kılıç alayının başladığı ilan olundu.

Bu esnada Boğaziçi ve Haliç kıyıları hakikaten hayret edilecek manzaraya sahipti. Padişahın ve maiyetinin bulunduğu kayık, selam vaziyetinde duran zırhlılar arasından geçti. Şehirdeki özel kayıklar ve kira sandalları denizin üstünü doldurmuş, adeta yolu kapatmıştı.

Galata, Cibali, Fener, Balat ve Ayvansaray halkı pencerelere doluşmuştu. Haliç kıyılarındaki kahveler bayraklarla süslenmiş, Karaköy ve Azapköprü üzeri iğne atılsa yere düşmeyecek şekilde insanlarla dolmuştu.

Bu arada Tophaneden, Sarayburnundan, Tersaneden aralıksız toplar atılmaktaydı.

Sultan 2. Abdülhamid’in saltanat kayığı saat 18:00 kararlarında Eyüp İskelesine yanaştı. Eyüp İskelesi tamamen al renkli kadife ile örtülüydü ve üzerinde kılıçları ile selam duran 2 sıra zabitan vardı.

Biraz ötedeki cami meydancığında vukela, ulema ve ferikler (bakanlar, din bilginleri, orgeneral ve generaller…) üniformalarını giymiş ihtişamla duruyorlardı.

Cami avlusunda bir da bando muzika bulunuyordu.

2. Abdülhamid iskeleye çıkınca bando Zat-ı Şahane’nin Marşını çalmaya başladı.

Padişah bandonun terennümleri arasında ve ellerinde altın buhurdanlar tutan merasim protokolü, Eyüp camiinin baş imamı, arkasından safları geçerek camiye girdi.

Camide namaz kılındıktan sonra 2. Abdülhamid Hz. Halid’in türbesine geçerek, orada Şeyhülislamın uzattığı Hz. Ömer’in kılıcını kuşandı. Kılıcın kabzasını büyük bir saygıyla tuttuğunda içine doğru ılık bir duygunun aktığını hissetti. Bu kılıç, hak ile batılı birbirinden ayıran, “Dicle kenarında bir kurt bir koyunu kapsa gelir ilahi adalet onu Hz. Ömer’den sorar” diyen ikinci halife Hz. Ömer’e aitti. Acaba onun gibi adil olabilecek miydi?

Kılıcın kuşanılmasıyle beraber cami avlusunda 50 kurban kesildi.

Bundan sonra alay Eyüp Camii’nden hareket etti ve mezarlık arasından ilerleyerek yol boyunca dizilen kalabalık arasında “Padişahım çok yaşa” nidaları arasında.Edirnekapı’dan İstanbul’a dahil oldu.

CEVAP VER