Mevlevîlik ve Yeniçeri Ocağının Kapatılması

0
1554
Mevlevîlik Ve Yeniçeri Ocağının Kapatılması. Galata Mevlevihane Sema Osmanlı Mevlevi Ney Neyzen
Mevlevîlik Ve Yeniçeri Ocağının Kapatılması. Galata Mevlevihane Sema Osmanlı Mevlevi Ney Neyzen

Mevlevîlik ve Yeniçeri Ocağının Lağvı

III. Selim’in Mevlevî olması, Mehmed Çelebi’nin Nizâm-ı Cedid aleyhine bir isyan hareketine girmesine, hatta bu isyanın elebaşlarından olmasına karşı bile fena bir muâmele yapılmasına meydan vermemiştir.

Esasen 1242/1826’da Yeniçeriliğin kaldırılması, Bektaşiliğin de ilgasını icab ettirmiştir. Zaten yeniçerilerin son isyanıyla hükümetin onlara karşı takip ettiği ilk ve son tenkil hareketinde Bektaşiler, yeniçerilere yardım etmekle akibetlerini hazırlamışlardır. Bu suretle Osmanoğulları ülkesinde Mevlevîler kadar, hatta halk üzerinde onlardan da nüfuzlu bir tarîkat olan Bektaşilik kalkınca ve bilhassa fes kabul edilince hükümet, dindarlığını ispat için keşfedilen sahabe ve şehit türbelerini tamire, çeşmeler, camiler, tekkeler yaptırmaya, eskilerini tamir ettirmeye ve bu arada, bilhassa Mevlevîliğe ehemmiyet vermeye başlamıştır.

II. Mahmud, Yeniçeri Ocağını ortadan kaldırmaya karar verdiği zaman, belki toplumun tarîkatlara olan duygu ve bağlılığını birden sarsmamak için, belki de içten gelen bir samimiyetle koyu bir Mevlevî olmuştur. Bununla beraber ulemanın fetvalarına da dayanarak Bektaşiliği de tamamen ortadan kaldırmaya çalışmış ve tekkelerini de bütün teşkilatıyla beraber Nakşibendilere vermiştir.

Çünkü II. Mahmud’un Nakşi tarîkatına da yakınlığı vardı. Yeniçeriliğin ilgasının ardından bu ocakta miralay rutbesiyle temsil edilen Bektaşi şeyhliğine son verilmekle birlikte ruhsal kurumunun orduda temsiline son verilmemiştir. Aynı temsil bu defa “Asâkir-i Mansûre-i Muhammediye” bünyesinde ve mareşal rütbesiyle bir Mevlevî şeyhi tarafından icra edilmeye başlanmıştır. Ayrıca bu değişme sırasında Sultan’a kılıç kuşatma yetkisi de, müftilerden şeyhlere geçmiştir. Sultan, kılıcını artık, orduda muşir rütbesiyle yer alan Mevlevî şeyhinin elinden kuşanacaktır.

2. Mahmud Mevlana Dergahı Ve Mevlevihane Tamirleri. Mevlevi Dergahları. Derviş Dede Mekanı
2. Mahmud Mevlana Dergahı Ve Mevlevihane Tamirleri. Mevlevi Dergahları. Derviş Dede Mekanı

II. Mahmud, tarîkat erbabı ve tekkelerin, kendisine ve saltanata olan itimatlarını sarsmamak için tekke tamirleri, sebiller, camiler ve çeşmelerin inşa ve imarına ayrı bir önem vermiştir. Evvelce adet olmadığı halde, baba soyundan Mevlânâ’ya mensup olanlara dağıtılmak üzere, Konya mukataasından yılda 1500 kuruş verilmesini, ayrıca İstanbul ve diğer bölgelerdeki Mevlevî meşâyihine maaşlar tahsisini emretmiştir.

O zamana kadar Saltanat erbabının, malî yardımlarına karşı oldukça müstağni davranan Mevlevî meşâyihinin kendilerine tahsis edilen bu maaşları kabul etmeleri kayda değerdir.

Yeniçeriliğin ilgasından sonra durumun görüşülmesi için yapılan toplantıya bir çok tarîkat şeyhi ile birlikte Mevlevî tarikatından; Galata Mevlevîhânesi Şeyhi Kudretullah Efendi, Kasımpaşa Mevlevîhânesi Şeyhi Ali Efendi, Beşiktaş Şeyhi Abdülkadir Efendi de katılmıştır. Sultan II. Mahmud’un kafes arkasından nezaret ettiği bu istişare toplantısı, Şeyhülislam Tahir Efendi’nin şu manidar ve de İlmiyyenin Sufiyyeye bakış açısını gösteren sözleriyle açıldı: “Hacı Bektaş Veli ve sair piran-ı izam ve e’izze-i kiram(k.s.) hepsi ehlullah olup onlara kat’an bir diyeceğimiz yoktur. Şeriatta mekruh olan, tarîkatta haram menzilesinde olduğu halde, bazı cahiller ‘Bektaşilik’ namı ile, heva-yı nefsine tebe’an, feraizi eda değil, belki tahlil-i muherramat ve istihfaf-ı ibadat ile kafir oldukları şayi’ ve mütevatir olmakla, meşâyih-i turûk-ı aliyye’den olan sizler ne dersiniz?”1 Tarîkat erbabı ile ilgili mes’elelerin, bizzat meşâyih tarafından çözümlenmesini isteyen bu konuşma, devlet ve İlmiyyenin Sûfiyeye karşı tutumunu gösterdiği kadar, meşâyihin, devlet ve ulemaya nisbetle bir nevi istiklal denebilecek mânevî muhtariyetini de tebarüz ettirmektedir. Büyük tarîkat şeyhlerinin bu soruya cevabı ise, Yeniçerilerin içerisinde bulunan ve onları destekleyen Bektaşiyye mensuplarının durumlarını, herşeyleri ile ifade edebilecek kadar özlü ve nettir: “O taife ile ülfetimiz olmadığından, durumlarını ve tutumlarını bilmeyiz.” Arkasından da bazıları: “Üsküdar’da bu gibi dini inkâr edenlerin olduğu sınırı aşacak derecede duyulmaktadır” diye Bektaşilerin sergiledikleri kötü davranışları söylediler.

Osmanlı Sultanı II. Mahmud Dönemi Mevlevilik Ve Mevlevihaneler Zikir Dervişler Sema Osmanlı Musikisi Mevlevi
Osmanlı Sultanı II. Mahmud Dönemi Mevlevilik Ve Mevlevihaneler Zikir Dervişler Sema Osmanlı Musikisi Mevlevi

Neticede toplantıda alınan karar gereği Bektaşi ileri gelenleri çerşitli yerlere sürgün edildiler. Bektaşi kıyâfetinde olanlar bu kılıktan sıyrılarak Sünnî kıyâfetine girdiler.

Keçecizade İzzet Molla bu durumu,

Ağalar eyledi cehiyme sefer Çaldı

Bektaşiler de göç borusun

şeklindeki beytiyle ifade ediyor, memnuniyetini dile getiriyordu.

Tarîkat şeyhlerinin yukarıdaki ifadelerinden, onların, Hacı Bektaş Veli’nin şahsiyet ve pirliğinde ittifak etmekle beraber, menfi sızmalar neticesinde mevcut müntesiplerinde hasıl olan gâyr-i ahlâkî ve gâyr-i İslâmî davranışları, tasavvuf ve Hacı Bektaş Veli’nin yolu ile bağdaştırmadıkları anlaşılmaktadır.

Sultan II. Mahmud Islahatları ve Yenileşme Hareketleri
II. Mahmud Osmanlı Padişahı Ve İslam Halifesi. 1826 Yılında Yaptığı Kıyafet Devrimi önceki Hali. Ottomano Empire

CEVAP VER