Hammamizade İsmail Dede Efendi Kimdir? (III. Selim-2 Mahmut ve Abdülmecid Devri)

0
1562
Hammamizade İsmail Dede Efendi Kimdir III. Selim 2 Mahmut Ve Abdülmecid Devri Hayatı Biyografisi Eserleri Besteleri Ile Ilgili Bilgileri
Hammamizade İsmail Dede Efendi Kimdir III. Selim 2 Mahmut Ve Abdülmecid Devri Hayatı Biyografisi Eserleri Besteleri Ile Ilgili Bilgileri

KLÂSİK EKOLÜN BÜYÜK İSMİ: “DEDE EFENDİ” (1778-1846)

Hammâmîzâde İsmâil Dede Efendi, (9 Ocak 1778, İstanbul – 29 Kasım 1846, Mekke, Minâ)

Türk hânende, neyzen ve bestekâr.[1][2] Babası geçimini hamam işletmeciliğiyle sağladığı için kendisine “Hammâmîzâde” denmiştir. Ancak günümüzde “Dede Efendi” diye anılır.[3]

Dede Efendi bestekârlığının yanı sıra neyzenliği ve hânendeliği ile de ünlüdür. Sesinin güzelliği ve müzik yeteneği çok küçük yaşta ortaya çıkınca, devrin meşhur mûsikîşinaslarından Uncuzade Mehmet Emin Efendi’den özel dersler almaya başladı.

1798’de Yenikapı Mevlevihânesi şeyhi Ali Nutki Dede’ye bağlandı. Yirmi iki yaşındayken 1001 gün süren Mevlevî çilesini tamamlayarak «Dede» oldu. Çilede iken bestelediği ilk şarkısıyla Pâdişah III. Selim’in dikkatini çekti, art arda bestelediği yapıtlarla devrin gözde bestekârları arasına girdi. Yüksek saray görevlerinden pâdişah musahipliğine ve müezzinbaşılığa atandı. Sultan III. Selim’den sonra Sultan II. Mahmud’un da yakın alâka ve desteğini gördü.

Cezzar Ahmet Paşa’nın uzun süre mühürdarlığı’nı yapan,İstanbul’a yerleştikten sonra Hamam işleten Manastırlı Süleyman Ağa’nın oğludur.

İlk müzik derslerini Uncuzâde Mehmed Efendi’den alır. Yirmi yaş civarında girdiği Yenikapı Mevlevîhânesi’nde Ali Nutkî Dede ve kardeşi Abdülbâki Nâsır Dede musıkî hocalarıdır. Ney üflemeye de Abdülbâki Nâsır Dede ile başladığı rivayet edilir.

Kendisi de bir Müzisyen ve Mevlevî olan Padişah III. Selim’in dikkatini çeker. Saraya alınır; III. Selim’den sonra, II. Mahmud ve Abdülmecid’in saltanat yıllarında da Musahiplik ve Sermüezzinlik görevlerinde bulunur.

“…III. Selim devri, Mevlevî dergâhlarıyla Saray’ ın musiki konusunda birbiriyle âdeta kenetlendiği bir devirdir…”(7)
Dede Efendi, III. Selim ‘in himayesinde parlayan büyük bir yetenektir. Osmanlı Hânedânı içinde sayısız mûsıkîşinas ve bestekâr arasında o, bir zirvedir.

“…Zülfündedir benim baht-ı siyâhım” diye başlıyan Bûselik şarkı ile ilk eserini veren Dede Efendi, daha bu bestesiyle III. Selim’ den iltifat gördü; Saray’ a davet olunup Hükümdar’la görüştü….İkinci olarak Hicâz Nakış Beste’sini, sonra Sûznâk Bestesi’ ni yaparak büsbütün ün kazandı .Kapılandığı Mevlevîhâne’ de musiki dersleri verdi. Haftada iki defa Saray’ da yapılan fasıllara hânende olarak katılmaya başladı…”(8)

Her ne kadar Dede Efendi o dönemin ve ondan sonraki dönemlerin en büyük bestekârı ise de ,aynı ekol içerisinde Dede’ den oldukça yaşlı olan Hacı Sadullah Ağa da III. Selim’ in serhânendesi olan ve Enderûn’ da öğretmenlik yapan bir büyük bestekârdır.

 

 

CEVAP VER