Osmanlı Devleti Reform ve Yenileşme Hareketleri

0
2339
Osmanlı Devleti Reform Ve Yenileşme Hareketleri.Sultan III. Selim Yenilikleri Ve Nizamı Cedit Ordusu Osmanlı Ordu Teşkilatı
Osmanlı Devleti Reform Ve Yenileşme Hareketleri.Sultan III. Selim Yenilikleri Ve Nizamı Cedit Ordusu Osmanlı Ordu Teşkilatı

Sultan III. Selim Yenilikleri ve Nizamı Cedit Ordusu

XVIII. yüzyıldan başlayarak, yakın çağların başına gelinceye kadar yapılan ıslahat çalışmalarında Batı toplumlarının tesiri görülmektedir. Osmanlı Devleti, teşkilat ve zihniyetiyle Batı’nın Hıristiyan medeniyetinden tamamen farklı idi. Viyana bozgunundan itibaren de bu medeniyetin belli başlı devletlerine yeniliyordu. Bu sebeple Osmanlı Devleti’nin Batı’nın kurallarını benimsemesi oldukça güç idi. Bu güçlüğü takdir eden III. Selim, yapacağı ıslahatı devletin malı yapmak istedi ve devlet adamlarından ıslahat hakkındaki düşüncelerini layihalarla bildirmelerini ferman buyurdu.

Avrupa’nın ileriliğine, üstünlüğüne inanan III. Selim, devletin iyileştirilebilmesi için Avrupa’yı tanımaya karar veriyordu.

Nizamı Cedi terim olarak ilk defa Fazil Ahmet Paşa tarafından devi düzen için kullanılmıştır. Dar anlamıyla Nizamı Cedit III. Selim devrinde Avrupa usulünde yetiştirilmek istenen talimli askeri anlatır. Geniş anlamda ise, III. Selim’in Yeniçeri Ocağı’nı kaldırmak, ulemanın nüfuzunu kırmak, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’nın ilim, sanat, ziraat, ticaret ve medeniyette yaptığı ilerlemelere ortak yapmak için giriştiği yenilik hareketlerinin bütünüdür. Padişahın emri üzerine, yirmi iki devlet adamı padişaha layiha sunmuştur. Layihaların ağırlık noktasını askeri alanda ıslahat teşkil ediyordu.

Eğitimde ve öğretim sahasında ıslahatçı ekip medreseyi kendi haline bırakıp ordu ihtiyaçlarını karşılamak üzere teknik öğretim kurmaya çalıştılar. Daha önce “Mühendishane-i Berr-i Hümayun” kurulmuştur. Fransa, İsveç ve İngiltere’den uzmanlar getirilmiş, Fransızca Mühendishane-i Berr-i Hümayun’da mecburi ders olarak okutulmuştur. Çünkü Fransa o devirde askerlik alanında en ileri devlet idi. Ordu ve donanmanın işine yarayacak önemli kitapların Türkçe’ye çevrilme sine ve bastırılmasına önem verilmiştir.

İdare, siyaset ve diplomasi alanlarında yenilikler yapılmıştır. Anadolu ve Rumeli 28 vilayete bölünmüş ve vezirlerin sayısı buna göre tespit edilmiştir. Ehliyetsiz, derebeyi ve ne idüğü belli olmayan kimselere vezirlik verilmemesi, devletin güvenini kazanmış kimseler den vezir tayini kanunname ile sınırlandırılmıştır. Vezirlerin memuriyet yerlerinde en az üç, en fazla beş yıl kalmaları uygun görülmüştü.

Sultan II. Mahmut’un Islahatları

III. Selim dönemi ıslahatları Kabakçı Mustafa Ayaklanması (1807) ile bir anda son buldu. Dolayısıyla faaliyetlerden bir sonuç alınamadı. Ayaklanmada başta III. Selim olmak üzere pek çok devlet adamı hayatını kaybetti.

Ağabeyinin yerine tahta geçen (1808—1839) Sultan II. Mahmut devri, ıslahat çalışmalarının daha yaygınlaştığı bir devirdir.

Mahmut tahta çıkışından ölümüne kadar önemli dış ve iç meselelerle uğraşmış padişahlardan biridir.

Tahta çıktığı zaman devlet Rusya ile savaş halinde di (1806-1812 Savaşları).

Aynı tarihlerde bir sürü mahalli dere eylerinden başka devlet, Sırplar ile (1804-1829-1830) Arabistan’da Vahhabiler ile 1790-18 18) say’ in e idi.

Çok geçmeden (1821-1830 tarihleri arasında R is Savaşları (1828-1829) çıktı.

Bu meseleler henüz bitmemiş idi ki Cezayir meselesi ortaya çıktı .

Yine bu mesele devam ederken (1830-1840) Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyan etti .

Her olayda devlet buhranlar geçirdi, yeni yeni topraklar kaybetti.. Devlet süratle uçuruma sürükleniyordu. Devleti bu elim durumdan geniş ölçüde yapılacak bir ıslahat kurtarabilir II. Mahmut bunu anlamakla beraber Yeniçeri Ocağı kaldırılıncaya kadar geniş bir ıslahata girişemedi. Tabii ki Yeniçerini ocağının kaldırmasıyla ıslahata engel olan etkenlerden yalnız birisi ortadan kaldırılmış, diğerleri ortadan kaldırılamamıştı. Kolay kolay da kaldırılamayacaktı.

Eğer ıslahat hareketlerini köstekleyen yalnız Yeniçeriler olsaydı, Yeniçeriliğin kaldırılmasından sonra, ıslahat hareketlerinin alıp yürümesi yenilik sahasında kesin, dev adımların atılması gerekirdi. Islahat için Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması gerekliydi. Fakat yeterli değildi. Cemiyetin bünyesine sinmiş daha birçok hastalıklar vardı ki asıl bu hastalıkların giderilmesi, imparatorluk vücudunun bu mikroplardan temizlenmesi gerekliydi. Genel durumu bilen II. Mahmut 1826 yılında Yeniçeri Ocağını kaldırarak işe başladı. Tarihte “Vak’ay-ı hayriye” olarak geçen Yeniçeriliğin aldırılmasından sonra Avrupa usulünde tümen, tabur ve bölük birimlerinden meydana gelen ordu kuruldu,. Padişah askerlik alanındaki yeni düzeni sağlam temellere oturtmak için yüksek bir harp okulu ile bir okulu kurdu

CEVAP VER